Yılancıburnu Koyu Ranta Kurban Edilemez!
Bahattin Sürücü: “Bu eşsiz doğa mirası korunmazsa, gelecek kuşaklara utanç bırakırız.”

Kuşadası’nın simge alanlarından biri olan Yılancıburnu Koyu, bugün bir kez daha tehlikeyle karşı karşıya. Kuşadası Eko-Dost Derneği Başkanı Bahattin Sürücü, koyun hem denizel biyoçeşitlilik açısından hem de arkeolojik miras niteliği bakımından hayati önem taşıdığını vurgulayarak, kıyıya çekilen dikenli tellerin derhal kaldırılması gerektiğini söyledi.
Bir Koydan Fazlası: Biyoçeşitlilik ve Tarihin Kesiştiği Nokta
Yılancıburnu Koyu yalnızca bir plaj değil; Akdeniz endemiği olan Posidonia oceanica (deniz çayırları), Tırtak türü yunuslar, Monachus monachus (Akdeniz Foku), Caretta caretta ve Chelonia mydas (İribaş ve Yeşil Deniz Kaplumbağaları) gibi nesli tehlike altındaki canlıların üreme ve beslenme alanıdır. Aynı zamanda Neopolis Antik Kenti’nin bir parçası olan bu bölge, 1. derece arkeolojik sit alanı statüsüne sahiptir.
Bahattin Sürücü konuyla ilgili şunları söyledi:
“Yılancıburnu, yalnızca bugünün değil, binlerce yıllık bir geçmişin ve geleceğin mirasıdır. Bu alanı kaybedersek, sadece doğayı değil; geçmişi, kültürü, kent estetiğini ve çocuklarımızın hakkını kaybederiz.”
Kıyılar Halkındır: Dikenli Teller Derhal Kaldırılmalıdır
Sürücü, kıyıların Anayasa ve Kıyı Kanunu uyarınca kamuya ait olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı:
“Kıyılar halkındır! Yılancıburnu’nda bugün halkın denize ulaşımı dikenli tellerle engellenmiş durumda. Bu, sadece hukuka değil; vicdana da aykırıdır. Kıyılarda yapılaşma, çit, parmaklık ve tel örgü olamaz. Bu alanlar herkesin eşit ve serbestçe yararlanması gereken ortak yaşam alanlarıdır.”
Yapılaşma Tehdidi Geri Dönülmez Zararlar Doğurur
Bölgenin yapılaşmaya açılmasının yalnızca doğaya değil, arkeolojik mirasa da ağır darbe vuracağına dikkat çeken Sürücü, “Buraya yapılacak her müdahale, bir daha onarılamayacak sonuçlar doğuracaktır. Burası, kültürel sürekliliğin, kent kimliğinin ve doğayla barışık yaşamın sembolüdür” dedi.
“Deniz Koruma Alanı” İlan Edilmeli
Kuşadası Sivil Toplum Platformu olarak bölgenin mutlak koruma altına alınması için Kaymakamlığa resmi başvuruda bulunduklarını belirten Bahattin Sürücü, sürecin takipçisi olacaklarını söyledi.
“Yılancıburnu Koyu’nun ‘Deniz Koruma Alanı’ ilan edilmesi için gereken tüm adımlar atılmalıdır. Bu süreç tamamlanana kadar ilgili kamu kurumları, bölgenin denetimini ve korunmasını eksiksiz yerine getirmelidir.”
Sessiz Kalma Kuşadası! Bu Mücadele Hepimizin

Son olarak tüm Kuşadalılara çağrıda bulunan Sürücü, şöyle konuştu:
“Bugün ses çıkarmazsak, yarın elimizde yalnızca beton duvarlar ve tükenmiş bir doğa kalır. Tüm yurttaşları bu eşsiz kıyı alanına sahip çıkmaya davet ediyoruz. Yılancıburnu Koyu’nun kamusal, doğal ve tarihsel kimliğiyle yaşaması için hep birlikte mücadele etmeliyiz.”








Benzer Haberler
KUŞADASI GAZETECİLER DERNEĞİ’NDE MESUT YANAR GÜVEN TAZELEDİ: YENİ YÖNETİM BELLİ OLDU
EVRENİN ORTAK DİLİ
ADÜFEST Spor Şenlikleri kapsamında kupa törenleri gerçekleştirildi
Bozköy yolunda ’obruk’ oluştu
Çöp konteyneri yanında bulunan bebek yaşam savaşını kazandı: Anneye 12 yıl hapis
Kuşadası’nda “Aile Yılı” Protestosu
EMEKLİNİN BAYRAM SEVİNCİNE SİBER PUSU
Kahvede yeni keşif: Hücreyi koruyan mekanizma ortaya çıkarıldı